10 Temmuz 2011 Pazar

NEREDEN ÇIKTI BUNLAR

Anne tarafından boğazlı bir aileden geliyorum. Baba tarafım tam tersi. Öyle ki, anneannem bir süre babamın yemeklerini ayıp olmasın diye yediğini düşünmüş. Annem lisedeyken kahvaltıda yarım kilo ekmeği götürürmüş. Bütün aile böyle idi. Doğal olarak, karşısında normalden de az yiyen damadını görünce bir tuhaf olmuş anneannem.

Zayıf bir çocuktum, hala da öyleyim. Bu durumu annemin kabullenmesi epey uzun sürdü. Doktorumun defalarca bu çocuk sağlıklı, kilosuna takılmayın dediğini hatırlıyorum. Sürekli bir şeyler yedirilirdi bana. Balık yağları, arı sütleri falan hiç kar etmedi. Kırmızı yanaklı gürbüz bir çocuk olamadım.

Bu yüzden mi, yoksa iki dedem de yemek-içmekten hoşlandığı için mi bilemiyorum artık, ailemden ayrılıp üniversiteye başladığımda değişik bir yemek zevkim olduğunu keşfettim. Mesela para çekmek için bankaya gittiğim günlerde mutlaka bir rokoko alırdım kendime. Beyoğlunda midye tava-kokoreç, Kadıköy'de kup-griye yemezsem bir şeyler eksik kalırdı. Bir oturuşta dünyayı götürmüyorum hala. Ama yavaş ve emin adımlarla ilerleyip hedefe ulaşıyorum.

Gezmeye bayılırım. Özellikle turist gibi değil de, oranın yerlisiyle karışabildiğim seyahatler benim için idealdir. Hep bol gezmeli bir işim olsun istedim, bu gerçekleşti diyemem. Ama az da olsa çıktığım iş gezilerinde mutlaka bir miktar gezmek isterim. Görüştüğünüz kişi çok ters biri değilse, şehrini size tanıtmaktan mutluluk duyacaktır. Oranın en güzel yemek yapan lokantasına gitmek bile yeter bazen.

Boğazına düşkün biri nasıl gezer, işte böyle gezer. Bazıları daha iyi, bazıları idare eder. Ama hepsinde az da olsa bir yemek macerası var. Eh, gezi zaten işin özü. Bunları paylaşmak istedim.

2 yorum:

  1. Yeöek öaceralarını dinlemek için sabırsızlanıyorum :) Midilli gezisi olabilir mi mesela? Sıcağı sıcağına :)

    YanıtlaSil
  2. Vladimir Merhaba. Sana bunu yazabilmek için epey çabaladım. Sanırım bu kez olacak, ben de yorumlara cevap verebileceğim artık. Acemilik zor zanaat.:)
    Önden Barcelona bitsin diyordum, onu toparladım sayılır. Bir aksilik olmazsa akşama Midilli'nin ilk gününü yayınlamış olacağım. Yoğun iş temposu yüzünden geciktim böyle.

    YanıtlaSil